ALE 2015 Sofya konferasından öğrendiğim ilk 7 ders

ALE 2015 Sofya konferasından öğrendiğim ilk 7 ders

Ale konferası nedir ?

Agile Lean Europe (ALE) Avrupa’nın en katma değer katan etkinlikler zincirinden bir tanesidir.  Her yıl Avrupa’nın değişik şehirlerinde yapılıyor. Bu seneki Sofia’da gerçekleşti.

Ana konusu Yalın (Lean) ve Çevik (Agile) yaklaşımların yazılım organizasyonlarına uygulanış tecrübelerinin anlatıldığı zengin bir içeriğe sahip etkinlikler zinciri olarak tanımlayabiliriz.

Neden gittim ?

Agile Lean Europe (ALE) konferansı bu yıl Sofya’da gerçekleşti. Organizasyonu düzenleyen Dimitar Bakardzhiev‘ın daveti üzerine gittim. Giderken çok fazla bir beklettim yoktu ama şimdiye kadar gördüğüm en verimli etkinliklerden bir tanesi olduğunu rahatlıkla söylebilirim.

 

11947498_10153097689843027_7645981815946622486_n

ALE konferansı aile fotoğrafı – Sofya 2015

İlk gün dikkat çeken konuşmalar :

Konu : Queuing theory  

Konuşmacı : Wiktor Zolnowski

Wicktor Polonyalı uzman bir yazılım yöneticisi. Konuşmasında Little’s Law presiplerine göre kaynak planlamalarını ve tahminlemeyi nasıl gerçekleştirdiğini anlattı.  Little’s Law, Work-in-progress kavramları Kanban yönteminde sıkça kullanılan kavramlar olduğunu burada tekrardan belirtmektek isterim.

 Wiktor Zolnowski verdiği çarpıcı örneklerden biride şöyleydi :

Ders – 1 : %100 verim (utilization) yapmaya çalışmak saçmadır.

Örnekler :

  • Otobanın %100 dolu olsa ne olur ? 
  • CPU %100 ile devamlı çalışsa ne olur ?

%100 utilize etmek iyi birşey değil. 

Türkiye’de orta düzey yöneticilerin %100 verim alma yaklaşımına şahit olmuşumdur. Aman çalışına bir saniye boş bırakmayayım yaklaşımı.Wiktor Zolnowski bu örnekle aslında bu yaklaşımın ne kadar yanlış olduğunu ayrıca Little’s Law ile bu %100 verim diye birşeyin saçmalığının matematiksel olarak ortaya koyulması güzel oldu. Gelelim diğer bir konuşmacıya Boris Glober.

 

 

Konu : Aferim yönetimi (Welldone management)  

Konuşmacı : Boris Gloger

Boris Avrupa’nın önde gelen çevik koçlarından bir tanesi. Almanya’da çevik süreçler konusunda danışmanlık veren  bir firması var. Konuşmasında sadece çalışanlara “aferim” denmesinin bile organizasyonda büyük etkiler oluşturacağından bahsetti. Manchester United F.C. efsanevi hocası Sir Alex Ferguson günde ortalama 100 kere AFERİM !  dediğinin ölçüldüğünden bahsetti. Boris’in  sunumunda aklımda kalan diğer dersleri

 

Ders -2 : Patron olmayın mentör olun, yani;

  • Hedefler koyun
  • Dengeliyici olun
  • İşbirlikleri yapın (ortak hedeflere ulaşmak için işbirliği yapmak şart)

Ders -3  : Neye odaklanırsan ondan daha fazla getiri alırsın – Sanırım çeviri iyi olmadı Orijinal hali : You  will get more what you pay attention

Başarısızlığa odaklanırsan, getirisi başarısızlık olur. Korkuya odaklanırsan, getirisi korku olur. Tam terside şöyle :  başarıya odaklanırsan getirisi başarı olur.  Kısacası odak noktası çok önemli olduğunu vurguluyor Boris Gloger.

Ders 4  :  Olumlu duygular oluşturan hormanları tetiklemek için “aferim ” yönetimini benimseyin.

Kendinizi ve çalışanlarınızı motive edin ve başarıları aferim diyerek ödüllendirin.

Her sabah kalktığında

  • Aynaki bu adamı seviyorum
  • Aferim sana
  • Sende başaracak güç var

Şeklinde söyleyerek beyninizi kandırın ve olumlu duygular oluşturan hormanların salgılanmasını sağlayın. Herkesin motivasyona ihtiyacı var, özellikle kendimizin.

Manchester United F.C. efsanevi hocası Sir Alex Ferguson günde ortalama 100 kere AFERİM ! tekrardan hatırlatırım. Basit ama etkili.

Ders 5Kimseyi zorlamayın. 

  1. Toplantılara katılım için
  2. Kanban toplantıları için 
  3. Scrum toplantıları için 
  4. Sprint toplantıları için 

Kişilere seçenek verirseniz daha fazla motive olurlar.

Ders 6:  Patronların görevi duygusal durumu ayakta tutmaktır.

Çalışanlarınıza güvenli bir çember oluşturun. Aferim yönetimi ile çalışanlarınızı motive edin.  Bilimsel olarakta aferim yönetim tarzı fiziyolojik olarak ispat edilmiştir.

1 – Endorphin hormonu: Patronun her başarılı harekete aferim demesi, çalışanlar üzerinde rahatlama ve mutlululuk hormonu salgılamasını sağlayacaktır. 

2 – Dopamine hormonu = Kısa mutluluk anlarında salgılanan horman, Örneğin Kanban tahtasında işi bir sonraki sonraki süreçe geçirdiğinizde , bu hormon salgılanır.

3 – Serotonin hormonu: Kişiler kendilerini önemli hissettiklerinde bu horman salgılanır.  Lideriklerin ortaya çıkarıldığı organizasyonlarda bu horman salgılanır ve mutluluk seviyesi artar.

4 – Oxytocin hormonu : Güzel sözler söylendiğinde ve güven ortamında salgılanan hormon. Şeffaf organizayonlar bu hormon seviyesi fazladır. 

5 – Kortizon hormonu : Tehlike ve tehdit altında salgılanır.  Aklın verimli çalışmasını engeller. Bağırma, çağırma ve gergin ortamlarda çalışanların en çok ürettikleri hormondur. İnsanı bitirir.

Ders 7 :   Çağrı yap, kuralları koy, liderlikleri ön plana çıkar. 

Aşağıdaki şekilde anlatılmak istenen, her organizasyonda bir otorite olmak zorunda (host). Bu otorite diğer kişileri davet eder ve kuralları koyar.  Davet edilen kişi organizasyona katılırsa kurallara uymak zorundadır.
 
Örneğin : Kodlar 2 kişi tarafından yazılmalı gibi.
 
Host yani otorite süreçleri kontrol etmeli ama asla mikro yönetim (Micromanagement) yapmamalı.

Boris Gloger

Sunumlar aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.

https://docs.google.com/spreadsheets/d/1AsVrChanmDoVRcZrERktotKNSJaXDkodDV-TwhAyOPA/edit#gid=0

 

No Comments

Post a Comment

Comment
Name
Email
Website

%d blogcu bunu beğendi: